destanlar

Ren Nehri ile ilgili destanlarin en taninmisi kuskusuz Nibelungen Destani’dir. Destan Ren Nehri kiyisinda , eski Worms sehri civarinda geçer.

Destanin en eski sekli elimize on üçüncü yüzyildan kalma bir el yazmasi ile ulasmistir. Ancak daha önceki dönemlerde söylenen Latince baladlarda içinden bölümlerin oldugu düsünülebilinir.

Pagan inançlari destan içinde sik yer almaktadir. Fakat ayni zamanda , Hristiyan inançlari ve törenleri de destanda bulunmaktadir. Bunun yaninda kral-senyör-vasal iliskisi de destanin Orta Çag’a ait izler tasidigini göstermektedir.

Nibelungen Destani Orta Çag boyunca çok popüler oldugu için , anlaticilarin, destanin içine , anlatildigi dönemin zevkine uygun motifler katmalari büyük olasiliktir.

Destanin bugünkü hali ile , on ikinci yüzyil sonlarinda tamamlandigi düsünülmektedir. Destan içinde bir çok anakronizm barindirmaktadir. Örnegin Dietrich bir antik çag kahramanidir . Bu destanda bulunma nedeni büyük olasilikla kimsenin yenemedigi Hagen’i yenip hapse atmak içindir.

Destanin günümüze ulasmis bir çok versiyonu vardir. Hepsinde konu ayni olmakla birlikte aralarinda farkliliklar da vardir.

Destanin Konusu

Destan , ‘çok eski zamanlarda’ , Niederland’da geçer. O zamanlar güçlü kral Siegmund’un krallik zamanina denk gelmektedir. Kraliçe ise güzel Siegelinde’dir.

Destanin en önemli kahramani Siegmund ve Siegelinde’nin ogullari Siegfried’dir. Siegfried daha genç yaslarinda , maceralara atilmak için , babasinin satosunu terk ederek yollara düser. Kilici olmadigi için elinde bir sopa ile köyleri kentleri dolasir durur.

Siegfried bir gün bir demirciye rastlar ve kiliç sahibi olabilmek için onun yaninda çalismak istedigini söyler. Mimir adindaki demirci bu teklifi kabul ederek ona yatacak yer ve yiyecek verir. Ertesi gün de yeni çiraginin bu isi yapip yapamayacagini sinamak için onu ocagin basina götürür ve eline en agir çekici verir. Siegfried bununla öyle bir vurur ki , örs topraga gömülür, demir parçalari etrafa saçilir. Buna kizan Mimir Siegfried’i kulagindan tutunca , Siegfried dayanamaz ve onu yere firlatir.

Bu yeni çiragindan nasil kurtulacagini bilemeyen Mimir yeni bir yol denemeye karar verir. Siegfried’i çagirir ve ondan, ormanin öteki ucundaki kömürcüden kömür getirmesini ister. Bunu söylerken yolu üzerindeki ejderhanin Siegfried’i öldürecegini ummaktadir.

Siegfried kendine yaptigi kilici alir ve yola koyulur . Tam kayaligin önünden geçerken ejderha saldirir. Siegfried bu saldiridan çevikligi sayesinde kurtulur ve önüne ilk gelen agaci sökerek canavarin kafasina firlatir. Agaci kökleri canavari sarinca , bundan yararlanan Siegfried diger agaçlari da onun üzerine firlatir. Daha sonra bunlari tutusturarak ejderhayi yakar.

Ejderha yanarken bedeninden bir yag akmaya baslar. Bu akan yag derecigine parmagini sokan Siegfried parmaginin ‘boynuz’ gibi sertlestigini görür. Bunun üzerine üstündekileri çikartarak bu yag ile bütün vücudunu yikar. Siegfried bu isi yaparken bir ihlamur agaci altinda durmaktadir ve agaçtan bir yaprak sirtina , iki omzunun arasina düserek oranin bu yag ile yikanmasini engeller. Iste bu yapragin disinda kalan hiç bir yere silah islemeyecektir , fakat Siegfried’in vücudunun da yara alabilecegi tek yer burasi olacaktir.

Kömürcünün yanina varan Siegfried , ona , Mimir ve arkadaslarinin daha önce sözünü ettikleri , agizindan atesler saçan ve üzeri pullarla kapli olan ejderhayi sorar. Kömürcü canavarin nerede oldugunu gösterir.

Artik Siegfried’i baska bir macera beklemektedir. Zorlu bir yolculuktan sonra , Siegfried ejderhanin bulundugu Nibelungen ülkesine varir. Burada Schilbung ve Niblung adinda iki kral hüküm sürmektedir. Bu iki kral ve onlara bagli savasçilar , çok büyük bir hazineyi de beklemektedirler.

Siegfried , sehrin girisine geldiginde ejderha ile karsilasir. Dövüsmeye baslarlar. Ejderha agizindan atesler çikartarak Siegfried’e saldirmaktadir. Sonunda Siegfried canavari öldürmeyi basarir. Canavarin attigi korkunç çigligi duyan Schilbung ve Niblung saklandiklari yerden çikarlar . Korkunç canavari öldüren kahramani tebrik ederler ve ondan , hazineyi aralarinda paylastirmasini isterler. Bunun karsiliginda ona bütün kiliçlarin en iyisi olan Balmung’u vereceklerdir. Bu büyük hazineyi , Siegfried krallar arasinda paylastirir. Fakat hirstan gözü dönmüs krallar bundan memnun olmazlar ve Siegfried’i hile yapmakla suçlarlar. Savasçilari toplayarak Siegfried’e saldirirlar. Yapilan dövüs sonrasi Siegfried iki krali ve bes yüz kadar savasçiyi öldürür. O anda dövüs alanina Tarnkappe ile cüce Alberic gelir. Öldürülen krallarin intikamini almak için Siegfried’e saldiran Alberic onu ugrastirsa da sonunda yenilir ve onun vasali olmak için and içer. Nibelungen ülkesi savasçilari da and içerek Siegfried’in hükmü altina girerler. Bütün Nibelungen hazinesi de onun olmustur. Fakat hazinede gözü olmayan Siegfried bu hazineden sadece tasli bir yüzük alir. Alberic ,bu yüzügün ugursuzluk getirecegini söyleyerek onu engellemeye çalisir. Fakat Siegfried onu dinlemez ve yüzügü parmagina takar . Bunun üzerine Alberic ona tehlikelerden korunmasi için Tarnkappe’yi verir.

Siegfried’in bundan sonra gidecegi yer Kuzey ülkeleridir ve buralarda maceradan maceraya kosar. Bunlardan birinde Danimarka krali ona Grani adinda bir at hediye eder.

Siegfried’in yolu Izlanda’ya kadar düser. Burada, bir dagin tepesinde alevleri gökyüzüne kadar yükselen bir ates görür. Daga çikar ve Grani alevlerin arasindan atlamayi basarir. Alevlerin arasinda bir sato bulunmaktadir. Siegfried satonun içine girdiginde içeride , zirhlar içinde uyumakta olan bir genç kiz ile karsilasir. Zirhlari çikartir ve genç kizi dudaklarindan öper. Bunun üzerine genç kiz uyanir ve kendine geldiginde hikayesini anlatmaya baslar. Adi Brunehild’dir . Wodan’in Walkyri’lerinden biri iken ona karsi geldigi için Wodan onu degnegi ile uyutmus ve bu satoya koymustur. Siegfried onu kurtarana kadar da uyumustur.

Siegfried bir kaç gün satoda kaldiktan sonra Brunehild ile vedalasir ve parmagindaki yüzügü ona birakarak ayrilir.

Siegfried sonunda babasinin satosuna döner. Siegmund ve Siegelinde ogullarinin dönüsünden çok mutlu olmuslardir ve bu Niederland’da ve baskent Xanten’de törenlerle kutlanir. Her yerden gelen sarkicilar Siegfried’in kahramanliklarini sarkilarla anlatirlar.Sarkicilar , bunun yaninda Burgond krali Gunther , güzel kardesi prenses Krimehild ve sadik vasalleri Hagen hakkinda da sarkilar söylerler. Siegfried’in içi bir anda Ren Nehri’nin ötesindeki bu ülkeye gidip bu insanlari tanima arzusu ile dolar. Senliklerin sonunda fikrini ailesine açar. Babasi önce razi olmasa da daha sonra oglunun yanina on iki sövalye alip gitmesi kosulu ile kabul eder. Siegfried ailesi ile vedalasarak ayrilir.

Burgond’larin ülkesinde kral Gunther’in kardesi Krimehild’in güzelligi dillere destandi . Krimehild kral Gunther’in ve ve diger iki erkek kardesi Gernot ve Giselher’in korumasi altinda büyümüstü.

Krimehild bir gece rüyasinda , kendi yetistirdigi sahinlerden birinin iki kartal tarafindan boguldugunu görmüstü . Bu rüyayi annesi Ute’ye açtiginda , annesi rüyasinda gördügü sahinin , en mutlu aninda kaybedecegi kocasi oldugunu söylemisti. Genç kiz da bunun üzerine evlenmemeye karar vermis ve bütün taliplerini geri çevirmisti.

Siegfried on iki sövalye ile birlikte Burgondlar’in ülkesine varir. Onlari gören Gunther , gelenlerin soylu kisiler oldugunu anlayarak hemen karsilanmalarini buyurur. Siegfried’i hiç görmemis olmasina ragmen kahramanliklarini bilen Hagen konuklarini büyük saygi ile karsilar. Siegfried önce dövüsmeyi düsünürse de onlarin bu konuksever davranislari karsisinda dayanamaz ve konuklari olmayi kabul eder .

Siegfried’in konuklugu bir sene sürmüstür. Bu bir sene boyunca Siegfried Krimehild’i hiç görmemistir. Fakat Krimehild gizlice savas oyunlarini seyretmis , Siegfried’i görmüs ve kalbi onun sevgisi ile dolmustu.

Bu arada Saxonlar’in ve Danimarka’nin krallari Burgondlar’a karsi savas açarlar. Siegfried bu savasta Burgondlar’in yaninda savasir ve iki düsman krali da esir etmeyi basarir. Haberciler Siegfried’in basarilarini bildirince Krimehild sevincini gizleyemez ve habercileri mükafatlandirir.

Gunther bu zaferi kutlamak için büyük senlikler düzenler. Iste bu senlikler sirasinda Siegfried sonunda Krimehild’i görür. Krimehild nedimeleri ile birlikte salona girdiginde Siegfried onu karsilar , elini uzatir Siegfried onunla beraberken hiç duymadigi duygulari tadacaktir.

Krimehild’i hiç bir zaman elde edemeyecegini düsünerek umutsuzluga kapilan Siegfried Burgond ülkesini terk etmeye karar verir. Tam gidecekken Giselher tarafindan caydirilarak kalmaya karar verir.

Sölenlerden birinde bir sarkici , bir adada yasayan güzel bir prensesin sarkisini söylemektedir. Ada Izlanda , prenses de Brunehild’dir. Brunehild taliplerini savas oyunlarina davet ediyor, rakip olarak da kendisi karsilarina çikiyordu. Brunehild en cesurlarini dahi yeniyor, oyunlardan kaçanlari öldürüyordu.

Gunther bunlari duyunca Izlanda’ya gidip Brunehild’i Burgondlar ülkesine getirmeye karar verir. Brunehild’i taniyan Siegfried onu vazgeçirmeye çalissa da basaramaz ve Gunther’in ricasi üzerine onunla gitmeye razi olur . Tek kosulu vardir ; Krimehild’i es olarak alacaktir. Gunther kabul eder.

Gunther ve Siegfried yanlarina Hagen’i ve kardesi Dankwart’i alarak yola çikarlar. On ikinci günün sabahi Brunehild’in satosuna varirlar. Brunehild onlari kabul eder.

Savas oyunlari basladiginda ise bir oyun oynarlar ; Siegfried Tarnkappe ile görünmez oluark Gunther’e yardim edip onun kazanmasini saglar. Böylece Gunther Brunehild’i de kazanir.

Gunther ve Siegfried Burgond ülkesine döndüklerinde coskuyla karsilanirlar. Siegfried Gunther’e verdigi sözü hatirlatir. Gunther kizkardesine sorar . Krimehild Gunther ile evlenmeyi kabul eder ve masaya birlikte otururlar. Bu Brunehild’e çok agir gelir ve aglamaya baslar. Gunther’e Siegfried’i Krimehild’e layik görmedigini ve Krimehild’in bir vasal ile evlenmemesi gerektigini söyler. Gunther ise kararlidir.

Gece olunca Gunther ile Brunehild odalarina çekilirler. Brunehild Gunther ile yatmak istemez , hatta onu havaya kaldirarak duvardaki bir kancaya takar. Gunther geceyi böyle geçirir. Sabaha dogru Brunehild aciyarak onu indirir. Gunther’in Brunehild’e sahip olmasi yine Tarnkappe ‘yi takarak görünmez olan Siegfried sayesinde olur. Bu arada Siegfried Brunehild’e verdigi yüzügü de alir ve döndügünde Krimehild’e verir.

Siegfried Krimehild ile evlendikten sonra onunla birlikte babasinin ülkesine döner. Çok mutlu olan kral Siegmund kralligini oglu Siegfried’e birakir.

Siegfried’in hükümdarligi on seneyi tamamlamistir. Krimehilde ona bir erkek çocuk verir ve adini Gunther koyarlar. Ayni sekilde Gunther ve Brunehild de ogullarinin adini Siegfried koyarlar.

Gunther ile Brunehild Worms’da , Siegfried ile Krimehild de Xanten’de mutlu yasamaktadirlar. Fakat Brunehild’in içi içini yemektedir çünkü Krimehild ve Siegfried’i görememektedir. Gunther’e onlari çagirmasini söyler , çünkü Siegfried hala onun vasalidir ve çagirilinca gelmek zorundadir. Gunther buna karsi çikar ve onlari ancak dostlari olarak davet edecegini söyler.

Siegfried bu daveti kabul eder ve bin sövalye ile yola çikarlar. Worms’a vardiklarinda Gunther onlari sevinçle karsilar.

On gün sakin geçer. On birinci gün , savas oyunlari tertip edilir . Iki kraliçe , Brunehild ve Krimehild yanyana otururlar. Her ikisi de kocalarini övmeye baslarlar. Fakat övmeyle baslayan tartisma siddetlenir ve birbirlerine küfür etmeye kadar varir. Dayanamayan Krimehild gerçegi söyler ; her seyi yapan Gunther degil Siegfried’dir. Burnehild inanamaz. O zaman Krimehild kanit olarak yüzügü gösterir. Brunehild yikilmistir. Olayi ögrenen Hagen intikam alacagina yemin eder. Siegfried’in öldürülmesi gerekmektedir. Önceleri buna karsi çikan Gunther sonunda razi olur. Siegfried’e bir oyun oynamaya karar verirler.

Sahte haberciler Saxon ve Danimarka krallarinin saldiriya geçeceklerini bildirir. Siegfried hemen sefere çikmaya karar verir. Hazirliklar tamamlandiginda , Hagen , Krimehild’e giderek nasil yardimci olabilecegini sorar. Krimehild Hagen’den kocasini korumasini ister . Siegfried ancak iki omuzunun arasindan yaralanabilmektedir; eger Hagen dikkat ederse Siegfried yara almadan dönebilecektir. Bunun için Krimehild Siegfried’in elbisesinin üzerine , tam o bölgeye bir haç diker. Hagen amacina ulasmistir.

Tam sefere çikacaklari zaman yine ayni haberciler gelerek baris yapildigini bildirirler. Bunun üzerine savasa gitmek yerine ava gitmeye karar verirler.

Krimehild kocasini engellemeye çalisir. Gece rüyasinda iki yaban domuzunun onu takip ettigini gördügünü ve çiçeklerin de kan kirmizisi oldugunu söyler. Siegfried onu dinlemez ve ava çikar.

Av sirasinda bir kaynagin yanina gelirler. Siegfried Hagen ile yarisarak kaynaga daha önce varir , su içmek için silahlarini çikartir. Gunther su içtikten sonra Siegfried de su içmek için egilir. Iste tam o anda Hagen mizragini alarak Siegfried’in elbisesinin üzerinde isli haçin üstüne , yani Siegfried’e silah isleyebilecek tek yere firlatir.

Bir anda neye ugradigini sasiran Siegfried silahlarini arar fakat bulamaz. Gücü tükenmistir. Hainlere lanet ederek yere yuvarlanir. Herkes onun yanina gelir. Gunther gözyasi dökecekken Siegfried onu engeller ve bu isi yapanin böyle davranmamasi gerektigini söyler. Daha sonra Hagen ve Gunther’e , onu öldürmekle kendi sonlarini hazirladiklarini söyler ve can verir. Etraftaki bütün çiçekler kan kirmizisina boyanmislardir.

Hagen Siegfried’in cesedini , kilise dönüsü bulsun diye Krimehild’in kapisina tasir. Usaklardan biri cesedi görerek , Kirmehild’in kapisinda bir sövalye cesedi oldugunu söyler. Krimehild onun kim oldugunu anlar ve agizindan kanlar akarak yere yigilir. Ayildiginda bu isi kimin yaptigini tahmin etmektedir.

Gunther’in bu isi haydutlarin yaptigini söylemesine ragmen ona inanmaz ve Hagen ile Gunther’den cesedin yanina yaklasarak masumiyetlerini göstermelerini ister. Gunther yaklastiginda bir sey olmaz fakat Hagen yaklastiginda yaralardan kan akmaya baslar.

Krimehilde kocasinin cesedi basinda üç gün üç gece bekler. Siegfried’i gömecekleri gün onu son bir kez daha görmek ister ve tabutu açtirir. Siegfried’in basini kaldirir , dudaklarindan son bir kere öper. Gözlerinden kanli yaslar akmaktadir. Daha sonra da bayilir kalir.

Krimehild , kendisine katedralin yaninda bir yer yaptirir. Her gün kocasinin mezarina aglamaya gitmektedir. Dört yil boyunca Gunther ile tek bir kelime bile konusmaz , Hagen’i görmek bile istememektedir. Hagen ise Nibelungen hazinesini getirmeyi düslemektedir. En sonunda Krimehild’i razi ederek hazineyi getirir. Krimehild , hazine gelince , herkese dagitmaya baslar. Krimehild’in çok fazla yandas kazancagindan korkan Gunther ve Hagen hazineyi Krimehild’in elinden alirlar. Gernot , hazinenin daha fazla bela getirmemesi için Ren nehrine atilmasi gerektigini söyler. Hagen bu görevi yerine getirir. Hazinenin battigi yeri bilen tek kisi oldugu için , bir gün onu yerinden çikarmayi ummaktadir.

Siegfried’in ölümünün üzerinden on üç sene geçmistir.Bu arada Hun krali Etzel’in de karisi ölmüstür. Etzel’e es olarak Krimehild’i almalarini söylerler. Etzel de sadik Rudiger’i elçi olarak Burgond ülkesine gönderir.

Gunther ve kardesleri bu teklifi memnuniyetle karsilarlar. Buna bir tek Hagen karsi çikar çünkü Krimehild’in güçlenmesinden korkmaktadir.

Krimehild önceleri bu teklife karsi çikmasina ragmen , Siegfried’in öcünü alabilmek amaci ile kabul eder ve kendine sadik olan Eckewert , bes yüz sövalyesi ve habercilerle birlikte Hun ülkesine dogru yola çikar.

Dügün Viyana’da olur. Daha sonra da Tuna Nehri’ni geçerek krallik merkezi Etzelbourg’a varirlar.

Aradan yedi yil geçmistir. Krimehild Etzel’e bir de erkek çocuk vermistir. Fakat herseye ragmen Krimehild’in içindeki intikam atesi sönmemistir.

Bir gün kralin yanina gelir ve ailesini görmek istedigini söyler. Krimehild’in oynamak istedigi oyunu anlamayan Etzel bu istegi kabul eder ve habercilerini Worms’a gönderir. Haberciler yola çikarken Krimehild özellikle Hgaen’in de gelmesini istedigini söyler.

Haber Worms’a ulastiginda Hagen tuzagi anlar, fakat Gunther gitmek istemektedir. Gunther ve kardeslerinin kararliliklari karsisinda , Hagen , korkak durumuna düsmemek için , gitmeyi kabul eder. Yanlarina kendilerine bagli binlerce sövalyeyi alarak yola çikarlar.

Haberciler döndügünde Krimehild ise sevinçlidir. Artik intikamini alabilecektir.

Gunther ve beraberindekiler Hun ülkesine vardiklarinda Rudiger tarafindan karsilanirlar. Rudiger ve bes yüz adami onlarin güvenliginden sorumlu olacaklardir. Yolda Hunlar arasinda yasayan Dietrich ile karsilasirlar. Dietrich onlara Krimehild’in yasinin hala sürdügünü söyler ve uyarir. Fakat dönmek için artik çok geçtir.

Etzel’in sarayina vardiklarinda Krimehild konuklarini yapmacik bir sevinç ile karsilar. Hagen’e ise Nibelungen hazinesini sorar. Hagen hazinenin dünyanin sonuna kadar Ren Nehri’nin dibinde kalacagini söyler. Krimehild hiddetlenir. Bütün konuklar tedirgin olurlar ve silahlarini birakmazlar. Hagen suçunu Krimehild’e itiraf eder fakat pisman degildir, o sadece görevini yapmistir. Hagen meydan okur , fakat kimse onunla dövüsmeye cesaret edemez.

Ertesi gün Hagen bütün adamlarina silahlarini yaninda bulundurmalarini çünkü dövüseceklerini söyler.

O gün turnuvalar sirasinda Burgond senyörü Volker bir Hun savasçisini öldürür. Ailesi intikam almak ister. Etzel zorla yatistirir.

Krimehild Burgondlar’i yok etmesi için Etzel’in kardesi Blödlin ile anlasir. Blödlin ilk önce Burgond komutani Dankward’i öldürmek ister. Fakat Dankward ondan önce davranir ve onu öldürür. Artik müthis bir dövüs baslamistir.

Dankwart olanlari Hagen’e haber verir. Hagen Etzel ve Krimehild’in oglunu öldürür ve yoluna çikan Hunlar’i öldürmeye baslar.

Artik olaylar kontrolden çikmaya baslamistir. Saray öldürülen Hunlar’in kanlari ile kirmiziya boyanmistir. Burgondlar’i korumaya çalisan Rudiger’in de öldürülmesi Hunlar’i çileden çikarir. Tecrübeli savasçi Hilderbrand’in da savasa girmesi ile Burgondlar’in sonu gelmistir. Hagen ve Gunther disinda hiç bir burgnd hayatta kalmamistir. Gunther de Dietrich tarafindan öldürülür. Hagen ise hapse atilir.

Krimehild Hagen’i zindanda bulur ve ondan Nibelungen hazinesini ister.Fakat Hagen yerini söylemez. Hazine sonsuza kadar Ren Nehri’nin dibinde kalmalidir. Krimehild Hagen’in yaninda Balmung’u görür. Kilici iki eliyle kavrar ve Hagen’in basini gövdesinden ayirir. Artik intikamini almistir.

Hildebrand bütün bu insanlarin ölümüne dayanamaz ve Krimehild’e saldirir. Kadinin bütün bagirmalarina ragmen onu orada öldürür.

Destan bütün “ölmesi gerekenlerin” ölümü ile son bulur.

Destan hakkinda :

Destan , ilk incelemeden de anlasilacagi gibi , farkli bir çok hikayenin ustaca birlesmesinden meydana gelmistir. Bu yüzden bir versiyonda olan bölün bir digerinde olmayabilir. Örnegin Siegfried’in Brunehild’i kurtarmasi bir çok versiyonda yoktur. Hatta daha sonra inceleyecegimiz Volsunga Saga’ya göre Krimehild’in annesi Siegfried’e Brunehild’i unutmasi için büyülü bir ilaç içirir. Bunun disinda destanda hem pagan ögelerin hem de Hristiyanliga ait motiflerin yer almasi , destanin yazildigi tarihi gösterdigi kadar , destanin farkli parçalardan meydana geldigini de göstermektedir.

Nibelungen Destani’nin kökeni de tartismalidir. Destanin Ren Nehri kiyilarinda dogdugunu söyleyenlerin yaninda , kökeninin daha kuzeyde , Iskandinavya’da oldugunu söyleyenler de vardir. Bize göre , destanin köken olarak kuzeyde dogmasi , sonra da içine Ren Nehri kiyilarina ait ögelerin katilmasi daha olasi gözükmektedir. Bunun en önemli kaniti daha sonra görecegimiz gibi kuzeyde bu destana kaynaklik eden daha eski destanlarin varligidir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !